ÇOK BEKLETTİM AMA GELDİM ANNECİM-BABACIM - Blogcu
Background By myspacemaster.net
MySpace Layouts MySpace Codes MySpace BackgroundsMyspace Layouts

ÇOK BEKLETTİM AMA GELDİM ANNECİM-BABACIM

14/9/2007 -

 


Bir genç kiz delikanliya sorar: "Benden hoslaniyor musun?"
                                                                                          Çocuk hayir diye cevap verir.
Kiz sorar: "Beni sevimli buluyor musun?"
Çocuk hayir diye cevap verir.
Kiz sorar: "Kalbinde yerim var mi?"              

Çocuk hayir diye cevap verir.
Kiz sorar: "Peki gidersem benim için aglar misin?"
             Çocuk:                                                                             hayir diye cevap verir.
Kiz üzgün gitmek üzere arkasini döner.
   Çocuk onu kollarina, alir ve:
Ben senden hoslanmiorum, seni seviyorum…...

Seni sevimli degil bas döndürücü buluyorum…

Kalbimde sana yer yok, benim kalbim sensin ……

Ve senin arkandan aglamam, senin için ölürüm!!! der.

              Bu yazıyı bir arkadaşım bana mail atmıştı çok begendim sizle paylaşmak istedim Ne olur sevdiklerinize sevdiğinizi her zaman söyleyin ve belirtin daha sonra çok gec kalmış olabilirsiniz..

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/9/2007 - RAMAZAN-I ŞERİFİNİZ HAYIRLI OLSUN

Kategori: DINI RESIMLER

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/9/2007 -

 

                         Sahur ve Oruç

Ramazan ayı, nefislerin terbiye edildiği, yoksulların doyurulup gözetildiği, sevap ve mükafatın arttığı, af ve mağfiretin çokça ihsan edildiği bir aydır. Tutulan oruçları, kılınan teravih namazları, okunan hatim ve mukabeleleri, iftar ve sahurları, dua, tövbe, zikir ve niyazları ile baştan sona bir feyz, rahmet ve bereket ayıdır.

Sahura kalkıp bir şeyler yemek-içmek ve sahuru münasib vakte kadar tehir etmek: Oruçluya müstehab olan şeylerdendir. Enes b. Malik (R.A.) den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) efendimiz:

“Sahur yemeği yiyiniz. Çünkü sahur yemeğinde bereket vardır.” (1) buyurmuşlardır.

Sahura kalkmak; dua ve ibadetlerin kabul edilme vakti olan seher vaktinde uyanık olmaya, Cenab-ı Hakk’ı zikretmeye ve O’na dua etmeye, neticesinde de ilâhî feyizlerden istifade etmeye sebep olur. Ebu Saidi’1-Hudri (R.A.) den rivayete göre Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimiz:

“Sahur yemeği yemek, berekettir. Bir yudum su ile de olsa onu terketmeyiniz. Şüphesiz sahur yemeği yiyenleri Allah Teâlâ mağfiret eder, melekler de onlar için istiğfar ederler.” (2) buyurmuşlardır.

Sahura kalkmak, vereceği güç ile gün boyu açlığa katlanmada kolaylık sağlar, oruçlunun şevk ve canlılığını artırır, açlığın sebep olabileceği huysuzluğun giderilmesini temin eder. İbn-i Abbas (R.A.) den rivayete göre Peygamberimiz (S.A.V.):

“Sahur yemeği ile gündüzün orucuna, kaylûle (öğlen) uykusuyla da gece ibadetine kalkmak için yardım isteyiniz.” (3) buyurmuşlardır.

Oruç tutan kişilerin Ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenme konusunda dikkatli olmaları gerekir. Ramazan ayı süresince yetersiz, bilinçsiz ve dengesiz beslenmek sağlık sorunlarına yol açar. Oruç tutan bazı kimselerin, gün boyu aç kalacakları düşüncesiyle iftar veya sahurda gereğinden fazla ve hızlı yemek yemeleri, hazımsızlık, mide ağrısı, kabızlık, kan şekeri ve tansiyonda ani yükselmelere sebep olmaktadır.

Bu tür sağlık sorunlarından uzak kalabilmek için; iftar ve sahurda yavaş yavaş ve azar azar yemek yenilmesi, yemeklerin ağızda iyi çiğnenmesi gerekir.

Sahura kalkmadan tutulan oruç, depresyona neden oluyor:

Sahura kalkmadan oruç tutulması aç kalma süresini artırıp, halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk, tansiyon ve kan şekerinin düşmesi, verimsizlik, depresyon, konsantrasyon güçlüğü ve dikkatte azalmaya sebep olmaktadır.

 

 

1) Buhari; Savm: 20, Müslim; Sıyam: 45, Tirmizi; Savm: 17
2) A.b.Hanbel; 3/44, 4/370
3) İbn-i Mace; Sıyam: 22, Hakim el-Müstedrek; 1/425

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/9/2007 - AMANIN KARPUZA BAKIN :))

Kategori: ECRIN

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/9/2007 - ÖNCE MAŞALLAH DE VE ÖYLE BAK

Kategori: ECRIN

                              BAKIN ECRİN NE DİYOR...                    

             HEPİNİZE HAYIRLI CUMALAR OLSUN . ALLAHIM BU CUMA NAMAZINDA DİLEDİĞİNİZ TÜM DUALAR KABUL OLSUN.

    NASIL BULDUNUZ KIZIM ECRİNİ MAŞALLAH DEMEYEN BAKMASIN.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/9/2007 - BİR HİKAYE

Yaratılış Düellosu (Tevrat diliyle bir hikâye)


Başlangıçta Tanrı göğü ve yeri yarattı.

Ve yer şekilsiz ve boştu ve derinliklerin yüzünde karanlık hüküm sürüyordu. Ve Şeytan, "Eh, bundan iyisi can sağlığı." dedi.

Ve Tanrı, "Işık olsun" dedi ve ışık oldu. Ve Tanrı, "Yeryüzü çimenler çıkarsın, otlar tohum versin ve meyve ağacı meyve versin" dedi ve Tanrı bunların güzel olduğunu gördü. Ve Şeytan, "Eyvah, çevre elden gidiyor." dedi.

Ve Tanrı, "İnsan'ı kendi suretimizde, bize benzer yaratalım ve o denizdeki balıklara, havadaki kuşlara ve yerdeki hayvanlara ve dünya üzerindeki her şeye ve yerde sürünen her sürüngene hâkim olsun" dedi. Ve böylece Tanrı İnsan'ı kendi suretinde yarattı; erkek ve kadın olarak onları O yarattı.

Ve Tanrı, Erkek ve Kadın'a baktı ve onların zayıf ve formda olduklarını gördü.

Ve Şeytan, "Hah, ben bu oyuna tekrar nasıl dahil olabileceğimi biliyorum" dedi.

Ve Tanrı dünyayı brokoli ve karnabahar ve ıspanak ve her cins yeşil ve sarı sebzeyle donattı ki Erkek ve Kadın uzun ve sağlıklı ömür sürsünler.

Ve Şeytan McDonald'ı yarattı. Ve McDonald bir buçuk milyona iki katlı çizburgeri çıkardı. Ve Şeytan Erkek'e, "Bununla patates kızartması da ister misin?" dedi. Ve Erkek, "Büyük boy olsun" dedi. Ve Erkek 3 kilo aldı.

Ve Tanrı sağlıklı yoğurdu yarattı, ta ki erkeğin o kadar güzel bulduğu kadın, vücudunun biçimini korusun. Ve Şeytan çukulatayı getirdi. Ve kadın 3 kilo aldı.

Ve Tanrı, "Çıtır çıtır taze salatamın tadına bir bakın" dedi.

Ve Şeytan Algida'yı yarattı. Ve kadın 5 kilo aldı.

Ve Tanrı dedi ki, "Sizlere kalbinizin sağlığı için sebzeler gönderdim ve onları pişirmeniz için zeytin yağı."

Ve Şeytan derin tavada kızartılmış bifteği getirdi. Biftek o kadar çoktu ki kendine özel bir tabakla yenebiliyordu. Ve Erkek 5 kilo aldı ve kolestrolü ta arşa yükseldi.

Ve Tanrı spor ayakkabıları getirdi ve Erkek aldığı fazla kiloları vereceğine and içti.

Ve şeytan kablolu televizyonu ve uzaktan kumandayı getirdi, ta ki Erkek programdan programa geçerken enerji sarfetmesin. Ve Erkek bir on kilo daha aldı.

Ve Tanrı, "Bahsi yükseltiyorsun Şeytan" dedi. Ve Tanrı patatesi getirdi. Bu doğal olarak besinle dolup taşan ve yağsız bir sebzeydi. Ve Şeytan sağlıklı kabuğu soydu, nişastalı merkezi kıymık kıymık kesti ve derin yağda kızarttı. Ve Şeytan kremalı dipi yarattı.

Ve Erkek uzaktan kumandasına sarıldı ve patates cipslerini yedi ve kolestrol içinde yüzdü.

Ve Şeytan bunu gördü ve "Güzel oldu" dedi. Ve Erkek kalp krizi geçirdi. Ve Tanrı içini çekti ve dörtlü baypas ameliyatını yarattı. Ve Şeytan Erkek'in sağlık sigortasını iptal etti.

Ve Tanrı Kadın'a tavuğun derisini nasıl çıkartacağını ve besleyici tam kepekli kahverengi pirinci nasıl pişireceğini gösterdi.

Ve Şeytan light birayı yarattı ki Erkek vücudunu alkolle zehirlerken ve bu sefer tatsız tuzsuz içkiden aynı keyfi almak için iki misli içerek doğru bir iş yaptığını sansın. Ve Erkek 5 kilo daha aldı.

Ve Tanrı hayat veren soyayı yarattı.

Ve Kadın cheese cake ve çikolata diyarına sefere çıktı ve döndüğünde Erkeğe sordu, "Şişman görünüyor muyum?"

Ve Şeytan, "Her zaman doğruyu söyle" dedi. Ve Erkek doğruyu söyledi.

Ve Kadın erkeğin huzurundan ayrıldı ve boşanma avukatının diyarına gitti.

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

31/8/2007 -

KEDİ

Bu ay kedileri tanıyacağız. Bu ne kadar mümkünse. İçten bir bağlılık ile her an arkasını dönüp gitme isteği arasında gidip gelen kediler. Bazen giden kediler. İçli şarkılarıyla Mart ayını canlandıran kediler. Bir ilkyaz ikindisinde bahçe duvarının üstüne kurulan, kuyruğunu edalı edalı sallayarak güneş keyfi yapan kediler. Dalgalanan kuyrukları, ipek gibi bıyıklarıyla Mercanlar, Mestanlar, Sarmanlar, Böcekler, Üzümler, Gümüşler, Zeytinler, Pisicanlar.  Kedileri tanıyacağız…

 

  * Tüm kediler Felidea ailesinin üyeleridir. Kedi ailesi, diğer hayvanlardan en az 40 milyon yıl önce ayrılmıştır. Bu durum onları dünya üzerinde yaşayan en eski memeli ailesi yapar.

 * Tüm kediler tam etoburdur. Bu nedenle yemeklerinde % 30 gibi yüksek oranda protein içeriğine gereksinim duyarlar. Besinleri içine yüksek oranda meyve ve sebze girdiğinde sindirim sistemleri bundan rahatsız olur.

* Kedilerin işitme duyuları insanlarınkinden beş kat daha güçlüdür. Kediler kulaklarını 180 derece döndürebilirler ve bir ses kaynağını bir bekçi köpeğinden on kez daha hızlı saptayabilirler.

* Kedi saatte 50 kilometre hızla koşabilir ve kuyruğunun 7 katı yüksekliğe sıçrayabilir.

 * Kedinin kalbi dakikada 110-140 defa atar. Bu sayı insanın kalp atışı hızının neredeyse iki katıdır.

  * Kedinin omurgasında insan omurgasından daha fazla kemik vardır. Bu kemikler birbirine gevşek bir biçimde bağlanırlar. Bu özellik vücutlarının onların en olmadık yerlere bile rahatça girip çıkacak esneklikte olmasını sağlar.

* Kedilerin köprücük kemiği de yoktur. Bu da onların küçücük deliklerden geçmesini kolaylaştırır.

 

Kedilerin gözleri

* Kedi, kendi vücut büyüklüğüne oranla en büyük gözlü memelidir.

 * Kedilerin gözleri bir doğa harikasıdır. İnsan gözünde bulunmayan bir tabaka sayesinde dış dünyadan gelen çok az miktarda ışığı bile yansıtırlar. Ayrıca göz bebekleri insanınkinden üç kat daha fazla açılabilir. Böylece gözlerine daha fazla ışık girer. Yansıtıcı tabaka ışığı yansıtarak yakın çevreyi aydınlatır. Kediler bu sayede karanlıkta rahatça dolaşabilirler. Loş bir ortamda yüzüne ışık vuran kedilerin gözleri bu tabakadan yansıyan ışık nedeniyle fosforlu gibi parlak görünür.

* İnsanların başlarını çevirmeden görebildikleri alan 210 dereceyken kedilerin görme alanı 285 derecedir. Bu özellik onlara daha geniş bir alanı bir defada görerek kolayca avlanma fırsatı verir.

* Bir kedinin ruh halini onun gözlerine bakarak anlayabilirsiniz. Korkmuş ya da heyecanlanmış kedilerin gözleri büyük ve göz bebekleri yuvarlak olur. Kızgın bir kedininki ise dardır.

 

Kedilerin evlerine dönmesi

 * Kuşlar, arılar, somon balıkları, fareler ve kediler evlerini bulabilirler. Yani, tanımadığı bir yere götürülse bile eve dönüş yolunu bulabilirler. Sooty isimli kedi, yaklaşık 160 kilometre uzaktan evine geri dönmeyi başarmıştır.

* 8 yaşında bir İngiliz kedisi olan Pilsbury tam kırk kez 12 kilometrelik gezintiler yaptıktan sonra evine geri dönebilmiştir. İngiliz gazetelerine göre, Pilsbury en az haftada bir kez gezmeye çıkıp çok kalabalık caddelerde karşıdan karşıya geçebilmektedir.

* Üç bacaklı Tigger tam 75 kez dört kilometre yok kat ederek eski evine dönmüştür.

* Gezmeyi seven kedilerin içinde rekor, Ninja isimli erkek kediye aittir. Ninja 1996 yılında ailesiyle birlikte Utah'tan ayrılarak Washington'a yerleşmiştir. Fakat Ninja Bey eski evini çok özlemiş olmalı ki 1400 kilometre uzaktaki evine bir yıl sonra geri dönmüştür.

Sevmeyi sevdiğine yapışıp kalmak, her sözüne başını sallamak olarak gören insanlar kedileri nankör bulur. Çünkü kedi insanına yapışmaz. O çağırınca gelmez, dizinin dibinde oturmaz. Bize bakarken hep merak ederiz. Ne görüyor bizde? Bizim bilemediğimiz ne görüyor da böyle tutkuyla ve dikkatle bakıyor yüzümüze?

 

Kedi notları

* Dünyanın en şişman kedisi Avustralya'da yaşayan Himmy adlı kedidir. Himmy 20 kilogramı geçen ağırlığı ile Guiness Rekorlar Kitabına girmiştir.

* Dünyanın bilinen en yaşlı kedisi Devon'da yaşayan Ma isimli kedidir. Ma 1957'de öldüğünde 34 yaşındaydı.

* Kedi yaşamının yaklaşık %30'unu kendisini temizleyerek geçirir.

* Kediler, izlerini düşmanlarından saklamak amacıyla dışkılarını toprakla örterler.

* Kediler 100 farklı ses çıkarabilirler. Bu sayı köpeklerde sadece ondur.

* Kedilerin gırtlağında özel bir doku vardır. Bu dokuyu titreştirerek bizim mır mır, ron ron, kır kır, gur gur giye tanımladığımız sesleri çıkarırlar.

 * Kediler sadece mutlu olduklarında mırıldanmazlar. Ağrıları varken ve doğum yaparken de bu sesi çıkarırlar.

* Kediler günde 16-18 saat uyurlar. Bu kadar çok uyuduklarına göre kimbilir ne harika rüyalar görüyor olmalılar. Bu sayfayı okuduktan sonra bir kedi rüyası yazmayı deneyin.

* Jül Sezar, Napolyon, Kral II. Henry ve XI. Charles'in kedilerden fobi derecesinde korktukları bilinmektedir.

 

Yavru kedi nasıl büyür?

* Doğumdan 10. güne kadar: Kedilerin anne bakımına en fazla gereksinim duyduğu yaşam dönemidir. Gözleri henüz açılmamıştır. En önemli ihtiyaçları beslenme ve sıcak bir yerde kalmadır.

* 10-14. günleri arasında: Gözleri açılır ve çevrelerindeki dünyaya daha fazla tepki vermeye başlarlar. Bu evrede onları elinize aldığınızda ve onları yeni seslerle tanıştırdığınızda çok nazik ve dikkatli olmanız gerekir. Kedi yavruları bu evrede ayakları üzerinde durmaya ve yürümeye başlar. Diğer bir gelişme de diş gelişiminde olur. Eğer dikkatli incelerseniz minik dişlerin diş etinde kendini belli ettiğini görebilirsiniz. 

* 3-4 hafta arasında kedi yavruları katı mama yemeye başlarlar. Sütten kesilme bu evrede başlar ve genellikle 7. haftada tamamlanmış olur. Yavru kedilerin yürüme ve koşmaları hızla gelişir. Annelerinin yardımı olmadan idrar yapabilirler.

* 4. haftada toprağı kazmaya başlarlar. Bu davranışları uygun tuvalet becerilerini kazanmaları için oldukça önemlidir. Bu evrede ilk avcılık deneyimlerini elde ederler.

 * 14. gün ile 14. haftalar arasında sosyalleşme becerileri kazanırlar ve bu evrede yeni sosyal ilişkiler kurmada oldukça hassastırlar. Bu evrede hem insanlarla hem de diğer kedi ya da canlılarla olumlu ilişkiler geliştirmeleri sağlanmalıdır.

* 14. hafta içinde  koşma, zıplama ve tırmanma becerileri mükemmele ulaşır. Büyüme yavaşlar fakat devam eder.

* 6-12. aylar arasında cinsel olgunluğa ulaşırlar. Erkek kedilerde ense tüylerinin kalınlaşması, yaşadıkları bölgeyi işaretleme, eş arama ve çiftleşmeye yönelik davranışlar gözlenir.

 

Mırıltılı Tarih

* Kedinin insanlarla birlikte yaşamasının tarihi oldukça eskidir.

* Kedilerin evcilleştirilmesine ilişkin ilk arkeolojik kanıtlar 8000 yıl öncesine dayanır. Kıbrıs'ta aynı döneme ait kedi, insan ve fare kemikleri bir arada bulunmuştur.

* Evcilleşmenin başlangıcı, büyük olasılıkla kedilerin depolardaki besin maddelerini yiyen fareleri avlamasından hoşnut olan insanların onlara hoşgörü göstermesine dayanır.

* Kedilerin günümüzde olduğu gibi evde beslenmesi 4000 yıl önce Mısır'da gerçekleşmiştir.

* Evcil kedi, Ortadoğu ve Mısır'dan dünyaya yayılmıştır.

* Eski Mısır belgelerinde kedi ve köpek tasvirleri yer almaktadır. Bu tasvirlerde köpekler yaşayan hayvanlar olarak gösterilirken kedi sembolik ve dini anlamda görünmektedir.

* Antik Mısır edebiyatında ve mitolojisinde nadiren kedilere isim verildiği gözlenmektedir. Kedilerden genellikle miu olarak söz edilir.

* M.Ö. 400 civarında Antik Mısır'da kediler tanrıça olarak anılıyordu. Ana tanrıça Bastet kedi başlı ve insan bedenli olarak tasvir ediliyordu. Bastet, annelik, doğurganlık, güzellik ve nezaket ile özdeşleştirilmişti.

* Aslan başlı tanrıça Sekhmet de Antik Mısır' a ait dini sanat eserlerinde yer almaktadır.

* Antik Mısır'da evin kedisi öldüğünde aile üyeleri matem amacıyla kaşlarını traş ediyorlardı.

 

Şimdilerde insanlar evlerinden taşınırken kedilerini bırakıyor. Tanıdığı bildiği sevdiği sesler, kokular, bedenler uzaklaşınca bir başına kalıveren kedinin kalbinden geçenleri kim bilebilir?

 

__._,_.___


Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/8/2007 - YUNAN ADALARI

RODOS ADASI

RODOS ADASI DİYİNCE SADECE  İSMİNİ BİLİRİZ AMA BAKIN GECE HAYATI NASIL GEZİLCEK NELER VAR NELER....

 

 

 

 

 

Dodekanes Adalar Grubu'ndaki en büyük yüz ölçümlü adadır. Ada hem tüm Avrupa' daki en iyi korunmuş ve en büyük Ortaçağ şehrine sahip olması, hem de yıl boyu ortalama 300 gün güneş görmesi sebebiyle oldukça popüler bir tatil merkezidir. Rodos, temiz denizi ve düzenli plajlariyla bir kaç kez de Avrupa Blue Flag ödülüne layık görülmüştü. Ortaçag'da St. John Şövalyelerinin meskeni olup, ardından Osmanlı hakimiyetine geçen Rodos, bir dönem de İtalyan yönetimine bağlı kaldığından bu gün her üç kültürden geriye kalan mimari harmanla ender bulunur güzellikte bir görüntüye sahiptir. Rodos ayrıca Ege Havzasındaki tüm topraklarda olduğu gibi antik Yunan ve Roma dönemi tapınak, akropolis ve şehir kalıntıları bakımından da oldukça zengindir. Rodos aynı zamanda antik dünyanın yedi harikasından biri olan 32 metre boyundaki bronzdan yapılma liman anıtı Colossus'a da ev sahipliği yapmıştı. Heykel eski zamanlardaki bir depremle yıkılmış. Bu gün Rodos Limanı, modern ziyaretçilerini, Colossus'un ayaklarının bastığı yerleri gösterdiğine inanılan, iki sütun üzerindeki geyik heykelleriyle karşılıyor.

Görülecek Yerler/Aktivite:

Rodos'un ana limanı, Ada'yla aynı addaki Rodos Şehri'dir. Burada yerleşim, old town (eski kent) ve new town (yeni kent) olarak ikiye ayrılmış durumdadır. Ada'nın en güzel plajlarından biri de yeni kenttedir. Rodos Adası'nın çok turist çeken diğer bölgeleri ise sırasıyla Lindos ve Kamiros'tur. Ada'nın doğu kısmı irili ufaklı şirin plajlarla doludur, batı kısmı ise büyük tatil merkezleri süsler. Mavi Bayrak ödüllü Rodos plajlarinda her türlü su sporu ve başka aktivitelere kolayca ulaşabileceksiniz; scuba diving ve rüzgar sörfü için ekipman kiralayan yerler var.

Plajlar: En yakındaki plaj aynı zamanda en temiz ve düzenli plajlardan biridir. Ancak vakitten yana probleminiz yoksa otobüs ve ya limandan kalkan küçük teknelerle doğuya gidebilirsiniz. Buradaki bembeyaz kumsallar, yemyeşil ağaçlarla çevrili; batı kısımdaki plajlar ise kayalıklı ve rüzgarlıdır. Bu bölge şnorkelli dalış ve sörf için daha uygun.

Eski Kent (Old Town): Günümüze çok iyi durumda ulaşmış, Rodos Şehri'nin kalbi konumundaki bu eski Ortaçag kentinin dar ve taş döşemeli sokaklarında yapılan bir yürüyüş, insanı Ortaçağ'a geri gitmiş hissi verir. Hala 12 metre kalınlığındaki surlarla çevrili durumdaki eski kente, Topkapı Sarayı'ndakilere benzer güzellikteki sur kapılarından giriliyor. Kent, iki bölüme ayrılmış durumda; bunlar, ortaçağda şövalyelerin oturduğu bölge ve diğer sakinlerin yasadığı yerler olan Hora Mahallesi. Hora Mahallesinde Osmanlı döneminden kalma bir çok yapı mevcuttur. Bunlardan en önemlisi, şövalyelere karşı elde edilen zafer onuruna yapılmış pembe kubbeli Süleyman Camiidir. Caminin çaprazında içinde birçok Osmanlı elyazmasının bulunduğu bir kitaplık, ve hamam vardır.

Yeni Kent (New Town): Yeni kentin üzerinde bir bulut gibi yükselen antik Yunan zamanından kalma akropolis (yukarı kent) ilk göze çarpan güzelliktir. Buradaki milattan önceki zamanlardan kalma tiyatro, stadyum ve Apollon Tapınağı tarih severlerin ilgisini bekler. Bu noktaya tırmandığınızda, Rodos Kasabasının da panoromik görüntüsüne sahip olacaksınız. Yeni Kent'te bir de Türk hakimiyetinden kalma Murad Reis Camii var.

Lindos: Şehrin ortasında yükselen tepedeki antik kalıntıları, sahilde güneşlenirken seyretmeye doyum olmaz. Antik Yunan zamanından kalan ve turistler tarafindan oldukça popüler olan bu eserleri, yılda ortalama 600,000 turist gezer. Lindos'un sokaklarında yapılacak kısa bir yürüyüş ise fotoğraf severlere en az bir makara film harcatacak, çünkü Santorini ve Mykonos'ta olduğu gibi Lindos Kasabası'nda da, çivit mavisi kapılar, pencereler, ve sardunyalarla renklenmiş beyaz badanalı kübik evler, bir Akdeniz Karnavalı gibi her yerde. Lindos, Rodos Kasabası'na yalnızca 47km. mesafededir ve günde bir çok kez otobüs kalkar.

Kamiros: Rodos Kasabası'ndan otobüsle 20 dakika mesafedeki Kamiros'ta günümüzden 2500 yıl öncesinden kalma bir şehrin kalıntılarını görebilirsiniz.

Yemek: Eğer tatilinizdeki unutulmaz anlardan birine özel bir akşam yemeğini de dahil etmek isterseniz, orjinal menüsüyle Alexis Taverna tercih edeceğiniz yer olacaktır. Zengin balık tabaklarıyla servis edilen sebzeler, restorantın kendi bahçesinin ürünleri. Restorantın müşteri defterinde Winston Churchill ve Jackie Kennedy gibi isimler var.

Gece Hayatı: Gece eğlencelerinden bahsetmeden evvel, old town (eski kent)’deki Palace of the Grand Masters adlı mekanda ki ışık ve ses gösterisinden bahsetmek gerek. Gösteri, 16.yy.daki Osmanlı kuşatmasını anlatıyor, ilginç olabilir. Yine eski kentteki, Nelly Dimoglou adlı mekan geleneksel Yunan Gecesi eğlencesi isteyenler için en iyisidir. Geleneksel kostümleri içindeki genç kızlar ve erkekler, Yunanistan'ın çeşitli bölgelerine has halk oyunlarını sergiliyorlar. Disko, bar ve canlı pop müzik mekanlarının sayısı konusunda Rodos'un dünyanın en ünlü şehirlerindeki (Paris, New York gibi) mekan sayılarıyla yarıştığı söylenir. Zevkinize uygun bir mekanı bulabilmek için çok çaba sarfetmenize gerek kalmayacak.

Ve oyun... Rodos, Yunanistan'ın bir kaç adet lisanslı casinolarından birine sahiptir. Playboy International tarafından işletilen klüpte 30 adet masa ve 300 adet slot makinesi mevcut, iyi eğlenceler, iyi tatiller...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/8/2007 -

Karpuzun Azı Yarar, Çoğu Zarar 

16/08/2007
Gerek lezzeti gerekse serinletici özelliği nedeniyle yazın en fazla tercih edilen meyvelerinin başında gelen karpuzun, günde 2 porsiyondan fazla tüketilmemesi isteniyor.


Uzmanlar, karpuzu daha çok diyet yapanların tercih ettiğini dikkat çekerek yüzde 90'ı su olan karpuzun tüketildiğinde tokluk hissi verdiğini belirtiyor. İyi bir lif kaynağı olduğu için bağırsak hareketlerini düzenleyen karpuzun günde iki porsiyondan fazla tüketilmesini istemeyen uzmanlar "Protein, yağ, karbonhidrat, demir, selüloz, kalsiyum, fosfor, A vitamini, C vitamini ve potasyum içeren karpuz, aynı zamanda çeşitli kanser türlerine karşı etkili olan Beta karoten içerir. İçerdiği yüksek potasyum kalp fonksiyonlarının ve kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olur. Bu nedenle tamamı olmasa da karpuzun en azından bir bölümü çekirdeğiyle tüketilmeli. Ancak, çekirdeğini çok fazla tüketmek de bu kez kabızlık sorunu oluşturabilir. Yemekten hemen sonra tüketilen karpuz dolu midede rahatsızlık oluşturabiliyor. Bu yüzden aç karnına tüketilmesi daha faydalı'' bilgisini verdiler.

http://www.haberalemi.net/haber_detay.php?haber_id=32444&news=Karpuzun_Azi_Yarar,_cogu_Zarar _ ALINTIDIR
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/8/2007 - DİKKAT !!!!!!!!

Yorgun, Halsiz Ya da Aşırı  Terliyorsanız
24/08/2007

İlk şeker, şeker kamışından 600 yıl önce elde edilmiş. Saf rafine şeker 200 yıldır dünyada. Yaygınlaşması ise 2.dünya savaşı sonrasına rastlıyor. İnsan bünyesi binlerce yıl doğada normal halde bulunan gıdalarla sindirim sistemini geliştirmiştir. Şeker, saf olan, doğal olmayan ve normalde doğal besin maddelerinin içerdiği vitamin ve minarelleri içermeyen fabrikasyon bir üründür. İnsan bünyesi şekere yabancıdır. Henüz şekeri sindirecek bir yapıyı kazanmamıştır. Bu nedenle bin yıllar süresinde protein, bitkisel karbonhidrat ve yağ sindirimi için kazandığı özelliklerini basit şekerler için de kullanmakta ve bu uyumsuz sonuç giderek artan çeşitlilikte hastalıklara yol açmaktadır.


Sofra, kesme, toz, akide şekerleriyle, lokum, reçel, bisküvi, gofret, çukulata, yaş ve kuru pastalar, şekerli içecekler, tüm hamurlu ve sütlü tatlılar basit şeker içerirler (basit karbonhidrat). Protein ve sebzelerin midede başlayan sindirimi, karaciğerde devam eder. Beynin temel yakıtı olan kan şekeri düzeyi ılımlı olarak yükselir. Gene ılımlı bir ilişkiyle insülin bu düzeyi ayarlamada yardımcı olur. 4 saatlik bir süreç normal bünyenin et ve sebze sindirimi için yeterli olur.


Normal insan bünyesinin alıştığı sindirim alışkanlığı budur. Ancak basit şekerlerin sindirimi daha ağızda başlar, aniden kan şekeri yükselir ve buna tepki olarak insülin kanda düzeyi artar. Şeker hızla düşer ancak insülin, binlerce yılın verdiği özellik nedeniyle, bu hızlı düşüşe ayak uyduramaz. Kandan çekilmesi daha uzun sürer ve kan şekeri normal sınırların altına iner (hipoglisemi). Kan şekerinin normal sınırların altına düşmesiye alarm durumuna geçilir. Bu durumda HPA yolu etkin hale geçerek karaciğeri, depo şekerini salması için uyarır. Bu arada şeker ile birlikte kolesterolde kanda yükselir. Ayrıca gelişen hipoglisemi (kan şekerinin düşmesi) tanısı konmakta zorlanılan kimi yakınmalara da yol açacaktır.

 

 

 

 

HİPOGLİSEMİ BELİRTİLERİ:
Yorgunluk, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi, bulanık görme, isteksizlik, gerginlik hali, titreme, kas gerginliği, aşırı terleme, kulak çınlaması.

 

Hipoglisemi ve şekerin zararlarından korunmak için glisemik endeksi az olan gıdalar yenmelidir. Glisemik endeks ne kadar yüksek ise basit şeker oranı ya da benzerliği o derece fazladır.

 

 

Sıkça yenilen şekerler ve özellikle beraberinde hamurişleri de varsa, allostatik yüklenmeye neden olurlar. Vücudumuzun basit şeker alımına-kesinlikle- gereksinmesi yoktur ve hastalıkların oluşmasının önemli unsurlarından biridir.

 

Hamurişi ve tatlılara düşkün olan kişiler, kendi HPA yolunu yaşamı boyunca sıkça etkin hale getirirler. Aile ve çevre etkisiyle gelişen beslenme alışkanlıkları sonucu kimi insanlar şeker bağımlısı haline gelebilir.

 

 

Allostaz etkisiyle kanda artan hormonlardan adrenalin ve cortizol, beyin duyarlılığını geçici süre normale döndürmesi nedeniyle insanlarda bağımlılık oluştururlar. Yenen şeker, oluşan allostaz ile salınan adrenalin ve kortizol, kişinin duyarlılığını azaltacak, oluşan geçici iyilik hali beynin şekerli gıdaları ve dolayısıyla allostazı etkin hale getirmesini kişiden isteyecek ve bunun sonucunda şeker bağımlısı haline gelinecektir.


Şeker gibi gilisemik endeksi yüksek rafine gıdaların yenmesi ve market alışverişi ile gıda maddelerine kolay ulaşım sağlayan "yanlış" koşulların bedene uyumu için en iyi yöntem spordur. Bu nedenle düzenli eğzersiz modern insanoğlu için vazgeçilmez gerekliliktir. Bir de sporcu iseniz sizden daha şanslısı olamaz.

 

 

Mynet Sağlık

http://www.haberalemi.net/haber_detay.php?haber_id=32809 ALINTIDIR.
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

NurTopu.CoM Resim Yeri
<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Flower Text - ImageChef.com

Hakkımda

KIZIM ECRİNİN DÜNYAMIZLA TANIŞMASI

Kategoriler

  • ARKADASLARIM
  • DINI RESIMLER
  • DOGUM GUNU
  • ECRIN
  • GEZI
  • NETTEN ALINTILAR
  • ORGULERIM
  • SIIR
  • TESEKKUR
  • YASANMIS OLAYLAR
  • yorumsuz

  • myspace layouts, myspace codes, glitter graphics MESAJ BIRAKMADAN GEÇME..

    Arkadaşlarım

    nazlicalezzetler
    serpilcerenkler
    hobikeyfi
    guldefne
    audici
    duygu
    neslihobi
    derya
    yagmurunpostasi
    merali
    orguevim
    SPoRTMeN
    recaysev
    hobi69
    ecay
    deniznehir
    yurdanur45
    gercekyasamdan
    mamila
    esragenc
    sevgibahcesinden
    somer
    arzununpenceresi
    meeluu
    zisan
    israa
    sariyahsiligorkem
    sados
    hazal73
    mina
    caferose
    fanatiksporcu
    ornekci
    edaca30
    handworkarchives
    MEYRACA
    yerimseniyemek
    emay
    sevgiylekalin
    mawishbahar


    myspace layouts, myspace codes, glitter graphics